Farkedilmeyen Depresyon Hayatı Kışa Çevirir

İnsanoğlunun problemlerle karşılaşması doğaldır. Sorunu çözemediği durumda dahi, kişi elinden geleni yaptım, çözemedim, zamana bırakmak dışında yapabileceğim şey kalmadı der. Bu kişiler üzülür, ağlar, kabuğuna çekilir, motivasyonu düşer, öfkelenir ama bu duyguların kendini ele geçirmesine müsaade etmez.

Depresyon

-geçici üzüntü

-yas

-melankoli  değildir.

En çok bu duygularla karıştırılır.

Üzüntü, mutsuzluk durumunun bazen bir tetikleyici ile bazen de nedensiz ortaya çıkması, iki haftadan fazla sürmesi, uzaması durumu Depresyon olabilir.

ÇÖKÜNTÜ HİSSİ

·       İlgisizlik

·       İsteksizlik

·       Aktivitelerden zevk alamama

·       Davranışlarında yavaşlama

·       Karamsarlık

·       Ölümle ilgili düşünceleri sıkça akla getirme

·       Değersizlik

·       Suçluluk duyguları

·       Yeme sorunları

·       Uyku sorunları

·       Dikkatin azalması ile belirgindir.

Tedavi edilmediğinde aylar, yıllar hatta ömür boyu sürebilir.

Kişi mutsuzdur, yaşadığı mutsuzlukları hatırlar, hatta geçmişteki olumsuzlukları da akla getirir hatta SABİTLER. Tüm talihsizlikler beni buldu inancı içindedir.

Değersizlik hissi, kızgınlığı, öfkesi, saldırganlığı kişinin kendine yönelmiştir.

Depresyon, öfkenin kendine dönmüş halidir.

Günlük yaşamda üzgünüm, kendimi kötü hissediyorum, bugün hiç gücüm yok gibi ifadelerin yerine depresyondayım almıştır. Bazen de bu duygulanım içinde gerçekten depresif bulgulara sahip birçok kişi, psikoloji ile ilgilenen koç, nefes terapisti vb. tarafından yardım edildiği düşünüldüğü için, gerçek depresyon gözden kaçar.

Tedavi edilmemiş, ilerlemiş depresyon, ruhsal hastalıklar arasında önde gelen duygudurum bozukluklarındandır. Bu hastalığı Ruh Sağlığı Uzmanı yada Klinik Psikolog tanır, gerekli bulduğu yardımı kişiye ulaştırır.

Depresyonun sebebi sadece ayrılık, kayıp değildir. Bunlar tetikleyici olabilir, bazen depresyon durduk yere de çıkar.

-Genetik özelliklerden

-Kimyasal değişikliklerden,

-Başka tedavilerde kullanılan ilaçlardan

-Bazı nörolojik hastalıklarda da depresyon görülebilir.

Depresyon öyküsü ailede varsa çocukta da ortaya çıkma oranı sıktır.

ÇOCUKLUK VE ERGENLİK DÖNEMİ

Depresyonun tohumları, çocukluk ve ergenlik döneminde atılır. Bu dönemdeki kayıp, terkedilme, takdir edilmeme, sevilmeme, sevilmediğini düşünme ilerleyen zamanlarda da sık yaşanılan hayal kırıklığı, kayıp, hüzün duygularının olması anlamına gelir.

Aynı olay karşısında iki kişiden birinin depresyona girmesinin sebebi, zamanında karşılanmamış ihtiyaçların, üst üste yığılmasıdır.

TEDAVİ

Antidepresanlar, depresyon tedavisinde en çok kullanılan ilaçlardandır. Ancak ilaç kesildiğinde yine olumsuz, sıkıntılı duygu durum tekrarlayabilir. Bundan dolayı ilaç tek başına yeterli değildir.

Depresyonun tekrarını önlemek için, Bilişsel Davranışçı Terapiler kişinin bilişsel çarpıtmalarını farkettirip değiştirmesine, yerine daha dğu düşünceler oluşturmasına yardımcı olur. Çaresizlik, değersizlik düşünce ve duygulanımının giderilmesi gerekir.

Terapi sayesinde kişinin farkındalığı artar, egonun güçlenmesi sağlanır ve hayatındaki stres faktörleri ile çukura düşmeden yönetmesi öğretilir.

Hafif ve orta depresyonlarda psikoterapi ile depresyon tedavisinde oldukça etkin cevaplar alınır. 

Son olarak; 

Kendimizi zayıf, değersiz, çaresiz hissedebiliriz. Bu duygulanım iki haftadan fazla sürdüğünde yardım almamak, bu duygularla hayata devam etmek, yadsımak, hayatımızı kışa  çevirebilir.

Ayşegül Sabuncu

Uzman Klinik Psikolog – Çocuk – Ergen - Aile ve Evlilik Terapisti

1992 – 1995 yılları arası Uludağ Üniversitesi Psikiyatri A.B.D. da Klinik Psikoloji uzmanlık eğitimini aldı.

Psikoloji

Bireysel (Yetişkin) Psikoterapi

Çocuk ve Ergen Psikoterapi

Aile Psikoterapisi

Evlilik Psikoterapisi

Psikometrik Ölçme

© 2018 Ayşegül Sabuncu. All Rights Reserved. Designed By GreenWhiteSEO

Search